HOŞ GELDİNİZ (welcome)



Arı gibi bir muhteşem canlıyla ilgileniyorum ne öğreniyorsam burada paşlaşmak istedim.Saygılar Allah'ın rahmeti ve bereketi üzerinize olsun


Salı, Kasım 25, 2008

KRİZ _ARICILIK_VE_NASRETTİN_HOCA

Sabah kahvaltısı yaparken eşi Nasrettin Hocaya şöyle demiş:

-Hoca efendi, evde yiyecek kalmadı. Pazara kadar gitsen de bir şeyler alsan.,

-Tamam hanım, merak etme sen.

Hoca, kahvaltıdan sonra eşeğini alıp çarşıya doğru yola çıkmış. O gün muzipliği üzerinde olduğundan eşeğe ters binmiş. Onu gören biri seslenmiş:

-Yahu Hocam ne ters adamsın böyle, eşeğe ters binilir mi hiç? Nedenini söyle de biz de anlayalım bari.

Hoca bir kahkaha attıktan sonra:

-Sevgili komşum, demiş. Söyler misin bana, eşeğin yönü nereye?

-İleriye doğru.

-Tamam işte, eşek ileri doğru bakıyor, bende arkaya doğru…

Adam hiçbir şey anlamamış:

-Tamam, eşek ileriye sen geriye bakıyorsun. Ne var bunda?

-Ne olacak, ben arkayı kontrol ediyorum, eşek ileriyi… Anlayacağın iki yönden gelecek tehlikelere karşı tedbiri elden bırakmıyoruz.

Bu cevap adamın çok hoşuna gitmiş, kendi kendine gülerken, Hoca da yoluna devam etmiş.

Ya bizler, hangi yöne oturalım, tehlike hangi yönden gelecek acaba?

Evet, arıcı arkadaşlar kriz gelmiş kapıyı çalmış. Herkesi almış bir telaş!

Kimi krizi rant görüp başlamış parasına para katmaya. Kimi de konmuş kapı önüne. Çünkü üretilen ürün satılmadığı zaman onu üreten işçinin bir değeri olmaz. O artık patronun gözün de parasını yiyen bir asalaktır. Patron onu hemen kapının önüne koyar. Gelelim sorumlulara.

Tepedeki en sorumlular çözüm için ne diyor:

-Gelin taşın altına hepimiz elimizi koyalım! (Yahu bu taşı kim koydu? Niçin koydu? Neden elimizi ezdirelim? diye soran yok)

-Kamu bankalarından kredi verelim, hem de faizsiz, birkaç yıl sonra ödemeli (Patronların gözleri ışıl ışıl tabi ki işçilerini çıkaran rant peşinde olan patronlar)

-Kobilere düşük faizli kredi verelim v.s.

Dürüst patron işçisini çıkarmadı. Kredi aldı ve üretti. Bu kriz de ürettiğini satamadı ya şimdi ne olacak? Ne olacağı basit. Son darbeyi de kredi veren banka vuracak. Elindeki son tezgahıda o alacak.

Peki çözüm var mı?

-Var

Çözüm basit; arka yön. Yani tüketicinin alım gücünü desteklemek. Tüketici üretileni alsın. Üreten malını satsın. Üreten para kazansın. Çark dönmeye başlasın. Böylece biz arıcıların ürettikleri de satılsın.İhraç ettiğimiz mallar satılmadı mı? Dünyada 3-5 ülke yok başka ülkelere başka ticaret imkânlarına yönelelim.

Onun için diyorum ki;

-Biz arıcılar olarak, Nasrettin Hoca misali gelin şu eşeğe ters binelim. Nasıl olsa eşek ön tarafı koruyor. Gelin biz de arka tarafı korumaya alalım!

Allah’a emanet olun.

Kalın sağlıcakla.


Pazartesi, Kasım 17, 2008

ENSTANTENE1





A. AKAR



Çarşamba, Kasım 05, 2008

Bu fotoğraf bize ne anlatıyor?


Evet arıcı dostları bu fotoğraf bize ne anlatıyor?
Bu arı neden topu dikmiş?
Bu larva neden dışarı atılmış?

Perşembe, Ekim 30, 2008

SON BAHARDA ISI TEDBİRLERİ

Bilindiği üzere yazın arılarımızı güneşin kavurucu sıcağından korumak için kovanların üzerine böyle strafor koyarak gölgelik yapmıştık.


Şimdi ise artık güneşe ve sıcağa ihtiyacımız var. Evlerimizde merdiven boşluklarına ve girişteki ayakkabılıklara ışık olsun diye konan şeffaf saçlardan alarak kovanlarımın üzerine koydum.


Amaç güzün açan çiçeklerden gelen polenle güz askeri diye tabir edilen yeni yavruların yetişmesi esnasında kovan ısısının korunması ki bu sayede şu anda ömürleri biten yaz arılarının yerine kışı geçirecek genç arıların kovanda çoğalmasını sağlamak.


Bu arkadaki görüntü de yeni camimizin yeni yapılan minaresi

Güz tebbirlerinden biri daha kovan girişleri daraltıldı.

Allah’a emanet olun

Kalın Sağlıcakla

Pazartesi, Ekim 20, 2008

ÖNCE SAĞLIK

Her işin başı sağlık! Şöyle bir hikâye anlatılır:

Boş bir kâğıda doğduğun gün için 1 rakamını yaz. Bundan sonra bu bir rakamının ardına her başarın için 0(sıfır) rakamını yaz.(örneğin okuma-yazmayı öğrendin koy bir sıfır, mezun oldun koy bir sıfır v.s) 10, 100, 1000, …. Nasılda rakam hızla büyüyüyor. İşte şu rakamların başındaki 1(bir) varya işte o senin sağlığın. O rakamı önden alırsak sıfırdan başka bir şey kalmıyor elinde.

Benim düşüncem de önce sağlık! Arıdan elde edeceğimiz balın Eşimizle-dostumuzla, Çoluğumuzla-çocuğumuzla v.s. yiyeceğimizden arılarımızın da sağlıklı olması gerekiyor. Bunun için arı hastalıkları konusun da insan sağlığına zarar vermeyen ilaçları kullanmayı bir ilke olarak benimsemişimdir. Bal da kalıntı bırakmayan ülkemizde yeni çıkan ürünleri maddi imkânlarım elverdiğince denemekteyim.

Kendi imalatım, altı tel ızgaralı ve çekmecesi bulunan kovanım. Bu kovandaki çekmeceyi çekiyorum ve işte dökülenler.

Bana kovanda olan bitenler hakkında bilgi veriyor. Aynı zaman da temizlikle uğraşmıyor arılar. Ben temizliyorum.

Daha önce varoa için balda sıfır kalıntı bırakan bayvarol şeritler asılı artık süresi doldu. Bunları kovandan dışarı atıyorum.

Hava sıcaklığına bakıyoruz gölgede

Şimdi Forbeevar adlı jel formik asitli ilacı kullanıyorum. Kullanımı kolay hemen kovanın üstünden çıtaların üzerine nohut tanesi büyüklüğünde ilacı tatbik ediyoruz.

Bir gün sonra sabahleyin bakıyorum düşen varoalar varmı? İşte sonuç:

4 adet düşmüş çekmeceye bu da gösteriyor ki 1-Varoa belasının kökünü kazıyan ilaç çıkmadı. 2-Varoa’nın direnç kazanmaması için mutlaka değişik ilaç kullanılması şart


Bir gün sonra ikindiye doğru zayıf olan arıya 1 çıta ballı arılı takviye veriyorum. Herhangi bir koku vermeden bakıyorum kovan deliğine; hiç birbirini çekiştiren öldürün ve atılan arı yok. Forbeevar ilacın kokusu işe yaramış gibi görünüyor.

Allah’a emanet olun

Kalın Sağlıcakla

Cuma, Ekim 10, 2008

İYİ BİR KOLONİ YÖNETİMİN DE 3 NOLU KURAL

İYİ BİR KOLONİ YÖNETİMİN’DE 3’NOLU KURAL

3) Hastalık ve parazit kontrolleri;

Erken ilkbahar ve geç sonbaharda varoa için ilaçlama (varoa’nın direnç kazanmaması için dönüşümlü ilaç kullanılması)

İYİBİR BAKIMDA 2-5)Arılı kovanın dıştan ve içten kontrolü; esnasında kolonilerimizde, hastalık ve parazit kontrollerini çok dikkatli bir şekilde yapmalıyız.

Evet, arkadaşlar Ağustos’un sonunda katları aldım ve ana arı değişimlerini tamamladım. Şimdi yapmaya çalıştığım iyi bir bakım ve iyi bir besleme için uğraş vermek. Varoa için Bayvarol şeritler kovanda asılı 5-6 hafta duracak ve ben bunları alacağım kovanlardan. Bu arada güz beslemesi yapıyorum 2-3gün arayla (Arıların yanına ben ancak uğrayabiliyorum) 3kg şeker 2kg su ile hazırladığım şerbetin içine vitamin ve çay kaşığıyla tuz katarak hazırladığım şerbeti veriyorum. Bal kemerleri gözlemlemeye başladım. Arı kuşları epey zarar vermişler. Arı mevcudu bayağı azalmış. Şimdi görünmüyorlar herhalde gitmişler. İnşallah bu besleme sonucu yeni arı mevcudu kovanlarda artar.Bu mevsim de işte görmek istediğimiz(Azda olsa yavru uçuşu) :

Son olarakta kasım ayın da havaların soğuduğunda kuraldaki “geç sonbahar” da son bir kez daha başka bir ilaçla kovanları ilaçlayıp şu varoa belasıyla mücadeleye bu yıl için son noktayı koymak düşüncesindeyim. İnşallah.

Allah’a emanet olun kalın sağlıcakla!

Cuma, Eylül 19, 2008

GÜZ BESLEMESİ


İYİ BİR BESLEME’DE 2’NOLU KURAL
2) Güz beslemesi;

TANIM: Arı kolonilerimizin kışa yeterli bal stokuyla ve en yüksek genç arı mevcudiyetiyle girmek için yapılan besleme şeklidir.
ZAMANI: Eylül Ayının 20’siyle Ekim Ayının 20’si arasında yapılması mutlak gerekli olan Güz beslemesi; en az l5 gün en fazla 20 gün yapılmalıdır.

1- Kolonilere yeterince bal ve polen bırakılmış olsa bile, MUTLAK GEREKLİ BİR BESLEMEDİR
2- Sonbahar beslemesi için hazırlanan şeker şurubunun şeker-su oranı 2:1 (2 kısım şeker - 1 kısım su) olmalıdır.
3- Kolonilere uygulanan şeker şurubu beslemesi ana arının yumurtlama hızını yeniden artırarak genç, yıpranmamış işçi arı yetiştirilmesini sağlar. Böylece genç işçi arılarla kışa giren koloniler fazla bir kayıp vermeden bahara güçlü olarak çıkarlar. Genç arılarla kışlatılan koloniler ilkbahar döneminde daha etkili bir yavru yetiştirme temposu göstererek hızlı gelişirler.
4- Özellikle kışı soğuk gecen bölgelerimizde(benim bölgem gibi) arıyı sıkıştırma işlemi yaparken arının kış salkımı için kullanacağı çerçevenin bal kemerinin oluşturulması çok önemli bir püf noktadır. Çünkü kışın salkıma geçen arı dıştaki (özellikle güçsüz koloniler) ballı çıtaya ulaşamamakta ve koloni açlıktan ölmektedir. İşte yapılan bu güz beslemesi bu sorunu ortadan kaldırmaktadır.