HOŞ GELDİNİZ (welcome)



Arı gibi bir muhteşem canlıyla ilgileniyorum ne öğreniyorsam burada paşlaşmak istedim.Saygılar Allah'ın rahmeti ve bereketi üzerinize olsun


Salı, Mayıs 13, 2008

İşte benimkiler



Salı, Nisan 22, 2008

KOVAN SÖNMELERİ HAKKINDA (İLK SUÇLU ANA ARI) ANANIZA İYİ BAKIN

Evet, arıcı dostlar kovan sönmelerinde(kendimizi saymaksak) ilk suçlu ana arı’dır. Çünkü kovanın geleceği ana arıya bağlıdır.

Şimdi bu problemleri sıralamaya çalışalım:
1)Ana arının kalitesiz doğması
2)Ana arının çiftleşmemesi.

3)Ana arının sakatlanması

4)Ana arının yaşlanması ve ani ölüm

1)Ana arının kalitesiz doğması:

a)Herhangi bir sebep sonucu kovanın ana arısı kaybedilince arılar kendi başına hemen acil olarak eski ananın yumurtalarından ana arı gözü üretirler bu da aciliyetten üretildiği için kalitesizdir. Larva transferindeki gibi günlük yumurtayı seçip onu besleyelim kaliteli bir anamız olsun demezler. Bu mevsimde ana arı üretilir mi demezler. Çünkü onların acil anaya ihtiyacı vardır.

b)Aşırı melezleşmiş arı ırkları kullanımı

c)Yöre şartlarına uymayan ana arı kullanımı

d)Ortamda yeterli düzeyde erkek arının olmayışı

2)Ana arının çiftleşmemesi:

a)Uygun olmayan hava şartlarında ve uygun olmayan mevsim de kovanın anasız kalıp; çıkan anaların çiftleşememesi

b)Ana arının çiftleşip çiftleşmediğine bakılmaksızın satışa sunulması.

c)Erkek arının olmadığı bir ortam da ana arı üretilmesi

3)Ana arının sakatlanması:

a)Kardeş kavgası(kovanda tek ana kuralı)

b)Arıcının çerçeve kontrolü esnasında ana arıyı sıkıştırması

c)Dışarıdan kovana ana arı verilirken gerekli olan kurallara uymamak.

4)Ana arının yaşlanması ve ani ölüm:

a)Her canlı gibi ana arının da bir ömür süresi vardır. İlk 3 yıl da ana arılardan en yüksek verim alınır.

b)Yumurtlama yeteneğini kaybeden ana arıyı işçi arılar öldürerek kovandan atar.

c)Dışarıdan kovana ana arı verilirken gerekli olan kurallara uymamak.

NOT: Burada yapılması gereken artık eski usûl kovanda ana arı üretim yöntemlerini bırakıp, modern ülkelerin yaptığı gibi ana arı üretim laboratuarları kurulup, her yöremize uygun genetik ıslahı yapılmış ana arıları laboratuarlar da üretip arıcılarımıza sunmaktır.

Şu iki sene için de bütün bu olaylar başıma geldi. Kafaya taktım modern arıcılık yapacaktım. Rahmetlik babamdan 6/1’i miras kalan 1 koloniyi çoğalması için 2’ye böldüm. Aradan 1 hafta geçti köyümüzdeki usta arıcı geldi kovanı inceledi. Dedi “bu kovan yine oğul verecek” ben de oğul verdirmemek için bir daha böldüm. Tabiî ki arılar anasız kalınca acil ana üretmek için acele ile hemen bir sürü ana arı gözü ürettiler. Larva transferindeki gibi günlük yumurtayı seçip onu besleyelim kaliteli bir anamız olsun demediler. Birinci bölmeli oğlun anası kalitesiz olduğu için yavaş gelişti bal alamadım bu sene baktığımda ise ana arı dağınık bir yumurta atmak ta hem saldırgan. İlk fırsatta değiştireceğim inşallah gelelim ikinci ana arıya büyük bir ihtimalle kardeş ana arı ile kavga sonucun da topal kaldı. Topal topal yumurta atıyordu, bayağıda iyi yumurta atıyordu. Arılar son bahar da anayı sakat olduğu için değiştirdi. Fakat zamanlama hatası vardı çiftleşecek erkek arı olmadığı için çiftleşemedi. Köyümüzdeki eski usta arıcı çiftleşememiş olduğunu söyledi ve arıların yazık olmaması için tütün kolonyası sıkarak diğer kovanlara arıları dağıttı. Aynı sene adamın biri rahmetlik olmuş karısıda arılara bakamam al götür demiş bizim bu eski usta arıcımıza oda almış gelmiş 4 arı o sene kendi kendine oğul vermiş arılarmış. Baktı analarına iyi dediğini bıraktı. Diğerlerini öldürdü. Kovanları birleştirdi. Bana 100 ytl’ye sattı. Bunun bir tanesi de son oğul olduğu için çiftleşememiş çıktı. Şubat ayın da kovanı kontrol ettiğimde ana arı ile birkaç tane arı kovanda gezinip duruyordu. Diğer kovandan yavru takviyesi yaptım. Ama nafile boşa kürek sallamışım. Nisan da yine arılar bitti, kovanda sönmüş oldu.

Pazartesi, Nisan 14, 2008

SULTAN İKİNCİ ABDÜLHAMİD HAN’IN MEMLEKET SİYASETİ

Sultanın, Selanik’te bulunduğu sırada muhafızı Debreli Zünnun’a memleket politikasıyla alâkalı anlattıklarından:

“Zünnun Bey, şimdi saltanattan uzak, günlük dedikodudan uzak, size düşündüklerimi söyleyeyim: Bizim memleketin mâli buhranları yüz yıldan beri devam etmektedir. Giriştiğimiz sonu gelmeyen harpler, devletin hazinesini boşaltmış, memleket halkını fakirleştirmiştir. Memleketin inkişâfı (yeniden imarı) için Meclis-i Mebusanı tekrar açarken, şunları düşünüyordum. Bizim kalkınmamızda ziraatın yanında, hayvancılığın büyük bir rolü olmalı. Bu memleket gerek küçükbaş ve büyükbaş, gerek kümes hayvanlarının yetişmesine, gelişmesine müsaittir. Bunun için köylümüzün hayvan yemini teşvik eden maddelerin ziraatına büyük ehemmiyet vermesi lâzım gelir. Sonra süt, sütlü gıdalar, yumurta istihsâli elzemdir. Bu suretle dâhilde gürbüz bir neslin yetişmesine imkân vermiş, bunları ihrâç ederek esaslı bir gelir kaynağı elde etmiş oluruz.

Bizim mühim bir hususiyetimiz meyve memleketi olmamız. Bilhassa bağcılık, sebzecilik ve konservecilik bu yurda büyük bir istikbâl va’d etmektedir. İşte ele alınacak mühim dâvâlar!.. Köylerimizde bal arısı kovanları da azdır. Hâlbuki bu memleket bu sahada iyi bir mahsul elde edebilir. Diğer taraftan yabani zeytin ve fındık ağaçlarını da aşılamak, icâp eder.

Sulama da mühimdir. Nehirlerimizi kanallarla birleştirmek ve Mısırda Assuan’da olduğu gibi birtakım barajlar vücuda getirmek elzemdir. Fırat ile Dicle’yi, Seyhan ile Ceyhan’ı Sakarya ile Kızılırmak’ı, daha faydalı bir hale sokmak kabildir. Bütün limanlarımızı, bilhassa Karadeniz ve Akdeniz limanlarımızı baştanbaşa inşa etmek, Anadolu ve Rumeli demiryollarını çoğaltmak pek zaruridir.

Sizi temin ederim yüzbaşım, bütün saltanatım boyunca hep bunları düşündüm. Bazı imkânlar da aradım. Fakat bu noktada en korktuğum şey, yabancı sermâyenin, mevcut kapitülâsyonları, daha tahammül edilmez bir hâle sokması ihtimâli idi. Esâsen düşmanlarımızın mâli tazyiki altındayız. Borçlarımız pek fazladır. Bir müstemleke hâline gelmekten korktum.(İki Devrin Perde Arkası)

Not: Kovan sayımızın dünya sıralamasında üst seviyeler de olduğu söyleniyor. İyi bir mahsul elde etmemiz için ise daha öğrenecek çok şey var.

Cuma, Mart 21, 2008

DEĞİŞİM BAŞLADI


Şu bir gerçektir ki, bir milletin kalkınmasının sürdürebilmesi için, güçlü ve esaslı temellere ve mükemmel bir ahlakî yapıya ihtiyacı vardır. Paylaşmaya dayalı kardeşlik anlayışı ile hareket eden bu sanal ortamdaki insanlar işte bu mükemmel ahlaki davranışları sayesin de hem kendilerini hem de paylaşıma katılanları sürekli geliştirmektedirler. (Bu ahlak nebilerden kopup gelen Anadolumuzda filizlenen yunus gibilerin ahlakıdır.)

Sanal ortamdaki Arıcılık Bilgi ve Teknolojik gelişmelerin paylaşımında Allah rızasını gözetmek ve O'na şükretmek için kullanılması, Hz. Süleyman devrinde olduğu gibi günümüzde de bu nimetlerin güzelliğini ve sayısını şüphesiz arttıracaktır. İşte bu nimet bir kartopu etkisi gibi büyüyecektir. Ömrü yetip sağ kalan insanlar buna şahit olacaklardır.

Arıcılıktaki bütün bu gelişmeler işte bu mükemmel ahlak sayesinde olacaktır. Yüce Allah'ın nimetlerine şükredilmesinde bir gevşeklik yaşanmazsa, Allah nimetlerini yaymaya ve onları arttırmaya devam edeceğini, bize şu ayetiyle müjdelemektedir:

Bir kavim (toplum), kendinde olanı değiştirinceye kadar Allah, ona nimet olarak bağışladığını değiştirici değildir. Allah şüphesiz işitendir, bilendir. (Enfal Suresi, 53)

Gizlilikten, Bencilikten, Bildiğini mezara götüren bir ortamdan uzaktayız artık…

Evet, arkadaşlar biz kendimizi değiştirmeye başladık. Değişim süreci başlamıştır artık. Şükürler olsun…Kalın sağlıcakla..

Pazartesi, Mart 17, 2008

KOCA KARI SOĞUKLARINA DİKKAT

Mart ayındaki karşılaşılan bu soğuklara takvim yapraklarında “KOCA KARI SOĞUKLARI” diye bahsediliyor. Tam bahar geldi derken bir fırtına kar yağmur afan tufan!… 15 mart cumartesi günü arılarımı kontrole gittiğimde işte bahsedilen soğukların benim arıya nasıl zarar verdiğini gördüm. Hızla gelişme gösteren genç analı 6 nolu arı 2 çıtayada yavru yapmıştı. İşte bu soğuklar yavruları öldürmüş. Kovanın uçuş tahtasına beyaz beyaz çıkmak üzere olan kanatsız yavruların peteklerden sökülerek onlarcasının dışarı atıldığını gözlemledim.

Pazartesi, Mart 10, 2008

HATA BENDE ŞİMDİ ERKEK ARI ARANIYOR:

Evet dostlar! Bir avuç arıyla kışı çıkardığım koloni hatam yüzünden artık sona geldi. Arılar kendinden olmayanı asla sevmezler bu uğurda ölürler ve de öldürürler. İşte bu kurala çok özen göstermeliyiz. Geçen hafta güçlensin diye çiçek özlü oda spreyini sıkarak 1 çıta yavrulu arıyı takviye olarak vermiştim. Minibüse atlayıp eve doğru hareket edince aklıma geldi eyvah dedim. Takviye olarak verdiğim arılar kovandaki arılardan fazla ya çoğunluk içgüdüsüyle hareket edip bizim anayı öldürürseler. Keşke kafes içine alsaydım anayı dedim. İşte korktuğum başıma geldi bu hafta açınca koloniyi gördüm. Yeni ana gözünü. Demek ki ne kadar teorik bilgimiz olursa olsun İşin başında iken aklımıza gelmezse bir işe yaramıyor. Fayda yerine zarar veriyor. Boşuna dememişler tecrübe tecrübe…. Nafile elde sitepne de yok şimdi ne yapacağız. Mart ayının başındayız şimdi nerden bulacağız bu kıza damat.

Cuma, Şubat 29, 2008

ŞUBAT ayında ne yaptım:

İyi bir bakımda 2 nolu kural uygulanarak kovanlar dıştan gözlemlendi. Sonuç ta 4 ile 7 özellikle 7’nolu arı diğerleri gibi faaliyetinin olmadığı görüldü.(Diğer kovanlara polen geliyor ve girip çıkan arı sayısı bir hayli fazla olduğu halde bu kovanda böyle bir faaliyet yoktu.) İlk fırsatta kovan açılarak İyi bir bakımda (5’nolu Arılı kovanın içten kontrolü) kuralını uygulamaya karar verdim.

İyi bir koloni yönetimindeki; 3’nolu (Hastalık ve parazit kontrolleri) kuralı dikkate alarak sürekli mücadele yapmamız gereken varoa zararlısı için balda kalıntı bırakmayan timol içerikli jel tabletler kovanlara konuldu. Hava sıcaklığı müsait olmadığı için iç kontrol yapılmadan hemen kapatıldı.23.02.2008 Cumartesi öğlenleyin güneşli havada yapıldı. Amaç erken ilkbaharda bu zararlıyı yok etmek.
26.02.2008 Çarşamba: saat:12’de 7’nolu arıyı açmaya karar verdim. Açmışken kovanı da değiştireyim dedim. Eldeki kovanı çamaşırlı suyla sildim Ispatula ile kalıntıları kazıdım. Son olarak Pürüz ile hem dağladım hemde kurutmuş oldum. Kafama göre hazırladığım bu temiz kovanı aldım. İyi bir bakımda 4 nolu kuralı uygulayarak kovanı değiştirdim. Baktım ana arı geziniyor etrafında bir avuç arı birkaç tane kapalı ve açık yavruda var. Geçen yıl aynı benzer bir olay daha olmuştu. Onda yumurta yoktu. Yine takviye yapmıştım ama mart ayında erkek arı gözleri meydana gelmişti. Buradaki arıcı hacı ağabeyimiz sonbaharda çıkan bir ana olduğunu çifleşmemiş olduğunu söyledi ve arıları başka kovana aktarmıştık. Günlük yumurtalar olmasaydı takviye yapmayacaktım. Ama 1 kaç tane de olsa vardı. 1’ ila 7’nolu kovanlara çiçek özlü deodorant sıktım. Bir iki dakika bekledim. 1 nolu arıyı açtım. 2 çıtasın da sağ üst köşesinde el kadar kapalı yavru vardı. Birini aldım. Ana arıyı aradım yoktu kıyıya koydum. Öbürünü aldım ve işte orda ana arı maşallah geziniyor hemen koydum geriye ilk aldığımı arısı ile birlikte 7’nolu kovana koydum. Bu çıtadaki arılar 7’nolu kovandaki arılardan çok inşallah anaya bir şey yapmazlar. Sıkıştırma kuralına özen göstererek kapattım. Naylon kömür çuvalından yaptığım örtü bezini attım yerine pamuklu bez almıştım onu koydum. Nem yapmasın diye özen gösteriyorum. Bilgileri not defterine kaydettim. Buradan çıkan kovanıda aynı şekilde temizledim. Arılı 4’nolu kovanıda bu temiz kovanla aynı şekilde değiştirdim. Bununda anası var fakat arı sayısının çok az olduğunu gözlemledim. Arıların terk ettiği kovandan fazla olan bir çıtayı çıkarıp aldım. Balını Ispatulayla kazıyarak üst kaptaki yemliğe koydum. Allah nasip ederse bir dahaki sefere acil buna arı takviyesi yapmaya karar verdim. Bu bilgileri de not defterine yazdım.