
Evet arıcı dostları bu fotoğraf bize ne anlatıyor?
Bu arı neden topu dikmiş?
Bu larva neden dışarı atılmış?
Çarşamba, Kasım 05, 2008
Bu fotoğraf bize ne anlatıyor?
Gönderen
Hüseyin ALTIN
zaman:
Çarşamba, Kasım 05, 2008
5
yorum
Perşembe, Ekim 30, 2008
SON BAHARDA ISI TEDBİRLERİ
Bilindiği üzere yazın arılarımızı güneşin kavurucu sıcağından korumak için kovanların üzerine böyle strafor koyarak gölgelik yapmıştık.
Şimdi ise artık güneşe ve sıcağa ihtiyacımız var. Evlerimizde merdiven boşluklarına ve girişteki ayakkabılıklara ışık olsun diye konan şeffaf saçlardan alarak kovanlarımın üzerine koydum.
Amaç güzün açan çiçeklerden gelen polenle güz askeri diye tabir edilen yeni yavruların yetişmesi esnasında kovan ısısının korunması ki bu sayede şu anda ömürleri biten yaz arılarının yerine kışı geçirecek genç arıların kovanda çoğalmasını sağlamak.
Bu arkadaki görüntü de yeni camimizin yeni yapılan minaresi
Güz tebbirlerinden biri daha kovan girişleri daraltıldı.
Allah’a emanet olun
Kalın Sağlıcakla
Gönderen
Hüseyin ALTIN
zaman:
Perşembe, Ekim 30, 2008
2
yorum
Pazartesi, Ekim 20, 2008
ÖNCE SAĞLIK
Her işin başı sağlık! Şöyle bir hikâye anlatılır:
Boş bir kâğıda doğduğun gün için 1 rakamını yaz. Bundan sonra bu bir rakamının ardına her başarın için 0(sıfır) rakamını yaz.(örneğin okuma-yazmayı öğrendin koy bir sıfır, mezun oldun koy bir sıfır v.s) 10, 100, 1000, …. Nasılda rakam hızla büyüyüyor. İşte şu rakamların başındaki 1(bir) varya işte o senin sağlığın. O rakamı önden alırsak sıfırdan başka bir şey kalmıyor elinde.
Benim düşüncem de önce sağlık! Arıdan elde edeceğimiz balın Eşimizle-dostumuzla, Çoluğumuzla-çocuğumuzla v.s. yiyeceğimizden arılarımızın da sağlıklı olması gerekiyor. Bunun için arı hastalıkları konusun da insan sağlığına zarar vermeyen ilaçları kullanmayı bir ilke olarak benimsemişimdir. Bal da kalıntı bırakmayan ülkemizde yeni çıkan ürünleri maddi imkânlarım elverdiğince denemekteyim.
Kendi imalatım, altı tel ızgaralı ve çekmecesi bulunan kovanım. Bu kovandaki çekmeceyi çekiyorum ve işte dökülenler.
Bana kovanda olan bitenler hakkında bilgi veriyor. Aynı zaman da temizlikle uğraşmıyor arılar. Ben temizliyorum.
Daha önce varoa için balda sıfır kalıntı bırakan bayvarol şeritler asılı artık süresi doldu. Bunları kovandan dışarı atıyorum.
Hava sıcaklığına bakıyoruz gölgede
Şimdi Forbeevar adlı jel formik asitli ilacı kullanıyorum. Kullanımı kolay hemen kovanın üstünden çıtaların üzerine nohut tanesi büyüklüğünde ilacı tatbik ediyoruz.
Bir gün sonra sabahleyin bakıyorum düşen varoalar varmı? İşte sonuç:
4 adet düşmüş çekmeceye bu da gösteriyor ki 1-Varoa belasının kökünü kazıyan ilaç çıkmadı. 2-Varoa’nın direnç kazanmaması için mutlaka değişik ilaç kullanılması şart
Bir gün sonra ikindiye doğru zayıf olan arıya 1 çıta ballı arılı takviye veriyorum. Herhangi bir koku vermeden bakıyorum kovan deliğine; hiç birbirini çekiştiren öldürün ve atılan arı yok. Forbeevar ilacın kokusu işe yaramış gibi görünüyor.
Allah’a emanet olun
Kalın Sağlıcakla
Gönderen
Hüseyin ALTIN
zaman:
Pazartesi, Ekim 20, 2008
2
yorum
Cuma, Ekim 10, 2008
İYİ BİR KOLONİ YÖNETİMİN DE 3 NOLU KURAL
İYİ BİR KOLONİ YÖNETİMİN’DE 3’NOLU KURAL
3) Hastalık ve parazit kontrolleri;
Erken ilkbahar ve geç sonbaharda varoa için ilaçlama (varoa’nın direnç kazanmaması için dönüşümlü ilaç kullanılması)
İYİBİR BAKIMDA 2-5)Arılı kovanın dıştan ve içten kontrolü; esnasında kolonilerimizde, hastalık ve parazit kontrollerini çok dikkatli bir şekilde yapmalıyız.
Evet, arkadaşlar Ağustos’un sonunda katları aldım ve ana arı değişimlerini tamamladım. Şimdi yapmaya çalıştığım iyi bir bakım ve iyi bir besleme için uğraş vermek. Varoa için Bayvarol şeritler kovanda asılı 5-6 hafta duracak ve ben bunları alacağım kovanlardan. Bu arada güz beslemesi yapıyorum 2-3gün arayla (Arıların yanına ben ancak uğrayabiliyorum) 3kg şeker 2kg su ile hazırladığım şerbetin içine vitamin ve çay kaşığıyla tuz katarak hazırladığım şerbeti veriyorum. Bal kemerleri gözlemlemeye başladım. Arı kuşları epey zarar vermişler. Arı mevcudu bayağı azalmış. Şimdi görünmüyorlar herhalde gitmişler. İnşallah bu besleme sonucu yeni arı mevcudu kovanlarda artar.Bu mevsim de işte görmek istediğimiz(Azda olsa yavru uçuşu) :
Son olarakta kasım ayın da havaların soğuduğunda kuraldaki “geç sonbahar” da son bir kez daha başka bir ilaçla kovanları ilaçlayıp şu varoa belasıyla mücadeleye bu yıl için son noktayı koymak düşüncesindeyim. İnşallah.
Allah’a emanet olun kalın sağlıcakla!
Gönderen
Hüseyin ALTIN
zaman:
Cuma, Ekim 10, 2008
0
yorum
Cuma, Eylül 19, 2008
GÜZ BESLEMESİ
2) Güz beslemesi;
TANIM: Arı kolonilerimizin kışa yeterli bal stokuyla ve en yüksek genç arı mevcudiyetiyle girmek için yapılan besleme şeklidir.
ZAMANI: Eylül Ayının 20’siyle Ekim Ayının 20’si arasında yapılması mutlak gerekli olan Güz beslemesi; en az l5 gün en fazla 20 gün yapılmalıdır.
1- Kolonilere yeterince bal ve polen bırakılmış olsa bile, MUTLAK GEREKLİ BİR BESLEMEDİR
2- Sonbahar beslemesi için hazırlanan şeker şurubunun şeker-su oranı 2:1 (2 kısım şeker - 1 kısım su) olmalıdır.
3- Kolonilere uygulanan şeker şurubu beslemesi ana arının yumurtlama hızını yeniden artırarak genç, yıpranmamış işçi arı yetiştirilmesini sağlar. Böylece genç işçi arılarla kışa giren koloniler fazla bir kayıp vermeden bahara güçlü olarak çıkarlar. Genç arılarla kışlatılan koloniler ilkbahar döneminde daha etkili bir yavru yetiştirme temposu göstererek hızlı gelişirler.
4- Özellikle kışı soğuk gecen bölgelerimizde(benim bölgem gibi) arıyı sıkıştırma işlemi yaparken arının kış salkımı için kullanacağı çerçevenin bal kemerinin oluşturulması çok önemli bir püf noktadır. Çünkü kışın salkıma geçen arı dıştaki (özellikle güçsüz koloniler) ballı çıtaya ulaşamamakta ve koloni açlıktan ölmektedir. İşte yapılan bu güz beslemesi bu sorunu ortadan kaldırmaktadır.
Gönderen
Hüseyin ALTIN
zaman:
Cuma, Eylül 19, 2008
2
yorum
Salı, Eylül 09, 2008
Bal Arısına İlham Edilen Arı Sütü
Bal Arısına İlham Edilen Arı Sütü
Prof.Dr. Mehmet CİHANOĞLU
Bal arısı, Kur'ân-ı Hakîm'de adına müstakil bir sûre (Nahl) bulunan ve mükemmel hususiyetleriyle âdeta apaçık mucize olan bir hayvandır. Adı geçen sûrede; "Rabbin bal arısına ilham etti ki: "Dağlardan, ağaçlardan ve (insanların) kurmakta oldukları çardaklardan evler (kovan) edin. Sonra her çeşit meyveden ye de Rabbinin (sana) kolaylaştırdığı (ve ilham ettiği san'atı yayma) yollarına gir. Onların (o arıların) karınlarından, renkleri muhtelif içecekler çıkar ki, onda insanlar için şifa vardır. Şüphesiz ki, bunda tefekkür eden bir topluluk için (Allah'ın varlığına ve birliğine) kesin bir delil vardır." buyurulmaktadır. (Nahl, 68-69)
Arı sütünün hikâyesi
Arı sütünün özellikleri
Arı sütü ile ilgili yapılan çalışmalar
Arı sütü ile ilgili olarak çok sayıda ilmî makale yayımlanmıştır. Son 10 yıla ait olan bu çalışmaların çoğu, Japonya, Çin, Almanya ve Çekoslovakya kaynaklıdır.
Arı sütünün insanlara tesirleri
Arı sütünün yan tesirleri
Kaynaklar
1- Husein MQ, Animal Reprod Sci, 2002
2- Nagai T, Sakai M, Inoue H, Suzuki N. Antioxidative activities of some commercially honeys, royal jeliy, and propolis. Food chemistry. 2001; 75: 237-240.
3- Sver L, Orsolic N, Tadic Z, Nijari B, Valpotic İ, Basic I. A royall jelly as a new potentîal immunomodulatorin rats and mice. Comp Immunol Microbîol Infect Diş 3 996; 19: 31 -38.
4- Oka H, Emori Y, Kobayashi N, Hayashi H, Nomoto K. Suppression of allergic reactions by royal jelly in associated with the restoration of macrophage function and the improvoment of Thl/Th2 celi responses. Int Immunopharmacol 2001; 1: 521-32.
5- Peterscn ve ark, Proc Natl Acad Sci USA, 1998.
6- Abe N ve ark., Celi Immunol, 1997
7- Easmond NC ve ark., J immunol, 1997
8- Laportc JR, Ibaanez L, Vendrell L. Bronkospasm induced by royal jelly. Allergy, 1996;5 1:440. U- Thien FC, Leung R, Plomley R ve ark. . Royal jelly-induced asthma. Med J Aust. 1993; 1: 159:639.
9- Leung R, Ho A, Chan J ve ark. Royal jeliy comsumption and hypersensitîvity in the community. Cin Exp Allergy. 1997; 27: 333-36.
10- Thien FC. Leung R, Baldo BA, et al. Asthma and anaphylaxis induced by royal jelly. . Clin Lxp Aliergy, 1996:26: 216-22.
11- Yonei Y, Shibagaki K, TsukadaN, et al. Case report: haemorrhagic colitis associated with royal jelly intake. J Gastroenterol Hepatol, 1997; 12: 495-99.
12- Murakami K, Fujioka T, Nasu M, et al. A case of eosinophilic gastroenteritis-indueed by "Royal Jelly". Nippon Shokakigyo Gakkai Zasshi, 1994; 91:1447-50.
13- Emori Y, 1999, Biotherapy
14- http//www,fao.org/docrep /w0076E/ wo076el6.htm
15- O. Kattanoğlu, Atilla Tanyeli. The use of royal jelly during treatment of childhood malinnancies. Bec Products, Propeties, applications and apitherapy. Edited by Avshalom Mizrahi and Yaacov Lensky. 1997, Plenum Press, New York, pp. 179-184.
Gönderen
Hüseyin ALTIN
zaman:
Salı, Eylül 09, 2008
0
yorum
Cuma, Ağustos 29, 2008
BAL HASADINDAKİ PÜF NOKTALAR NELERDİR?
Yüce Allahtan öncelikle tüm arıcı dostlara hayırlı bereketli bol ballı yıllar dilerim.
Gelelim bu işin inceliklerine:
Öncelikli hedefimiz “önce can sonra canan” misali bizim canımız ve arının canı yanmaması için alınması gereken hazırlık tedbirleri neler onlara bakalım.
1-Arıcı arıcı kıyafetlerini tam olarak giymeli
2-Körük iyi yakılmalı yani bol duman vermeli (saldırgan ırklar için bu şart)
3-Arının saldırganlaşmaması için uçuş tahtasının önüne bitişik yaklaşık
4-Hemen yan tarafa ballığı koyacağımız yere yine bitişik yaklaşık
5-Çıkardığımız balları koymak için kapaklı ballık
Şimdi de uygulamadaki incelikler neler onlara bakalım:
1-Üst kapak açılarak yan tarafa konur. Örtü tahtası hafif duman verilerek açılır.
2-Ballık alınarak üst kapağın üzerine konur.
3-Kuluçkalık (yağmaya mehil verdirmemek ve arıyı korumak için) hemen örtü beziyle veya başka bir örtü tahtasıyla kapatılır.
4-Ballıktan alınan ballı ve arılı çıtanın arılarını (hazırlık tedbirleri mad.3) uçuş tahtasının önüne silkelenir.
5-Çıkan ballı çıta(3/2’si sırlanmış) hemen ballığa konur ve kapağı kapatılır. Bu şekilde bütün ballı çıtalar alınır.
Kolay gelsin
Kalın sağlıcakla
Gönderen
Hüseyin ALTIN
zaman:
Cuma, Ağustos 29, 2008
0
yorum













