HOŞ GELDİNİZ (welcome)



Arı gibi bir muhteşem canlıyla ilgileniyorum ne öğreniyorsam burada paşlaşmak istedim.Saygılar Allah'ın rahmeti ve bereketi üzerinize olsun


Pazartesi, Nisan 14, 2008

SULTAN İKİNCİ ABDÜLHAMİD HAN’IN MEMLEKET SİYASETİ

Sultanın, Selanik’te bulunduğu sırada muhafızı Debreli Zünnun’a memleket politikasıyla alâkalı anlattıklarından:

“Zünnun Bey, şimdi saltanattan uzak, günlük dedikodudan uzak, size düşündüklerimi söyleyeyim: Bizim memleketin mâli buhranları yüz yıldan beri devam etmektedir. Giriştiğimiz sonu gelmeyen harpler, devletin hazinesini boşaltmış, memleket halkını fakirleştirmiştir. Memleketin inkişâfı (yeniden imarı) için Meclis-i Mebusanı tekrar açarken, şunları düşünüyordum. Bizim kalkınmamızda ziraatın yanında, hayvancılığın büyük bir rolü olmalı. Bu memleket gerek küçükbaş ve büyükbaş, gerek kümes hayvanlarının yetişmesine, gelişmesine müsaittir. Bunun için köylümüzün hayvan yemini teşvik eden maddelerin ziraatına büyük ehemmiyet vermesi lâzım gelir. Sonra süt, sütlü gıdalar, yumurta istihsâli elzemdir. Bu suretle dâhilde gürbüz bir neslin yetişmesine imkân vermiş, bunları ihrâç ederek esaslı bir gelir kaynağı elde etmiş oluruz.

Bizim mühim bir hususiyetimiz meyve memleketi olmamız. Bilhassa bağcılık, sebzecilik ve konservecilik bu yurda büyük bir istikbâl va’d etmektedir. İşte ele alınacak mühim dâvâlar!.. Köylerimizde bal arısı kovanları da azdır. Hâlbuki bu memleket bu sahada iyi bir mahsul elde edebilir. Diğer taraftan yabani zeytin ve fındık ağaçlarını da aşılamak, icâp eder.

Sulama da mühimdir. Nehirlerimizi kanallarla birleştirmek ve Mısırda Assuan’da olduğu gibi birtakım barajlar vücuda getirmek elzemdir. Fırat ile Dicle’yi, Seyhan ile Ceyhan’ı Sakarya ile Kızılırmak’ı, daha faydalı bir hale sokmak kabildir. Bütün limanlarımızı, bilhassa Karadeniz ve Akdeniz limanlarımızı baştanbaşa inşa etmek, Anadolu ve Rumeli demiryollarını çoğaltmak pek zaruridir.

Sizi temin ederim yüzbaşım, bütün saltanatım boyunca hep bunları düşündüm. Bazı imkânlar da aradım. Fakat bu noktada en korktuğum şey, yabancı sermâyenin, mevcut kapitülâsyonları, daha tahammül edilmez bir hâle sokması ihtimâli idi. Esâsen düşmanlarımızın mâli tazyiki altındayız. Borçlarımız pek fazladır. Bir müstemleke hâline gelmekten korktum.(İki Devrin Perde Arkası)

Not: Kovan sayımızın dünya sıralamasında üst seviyeler de olduğu söyleniyor. İyi bir mahsul elde etmemiz için ise daha öğrenecek çok şey var.

1 yorum:

ilhami uyar dedi ki...

Sayın Altıntaş,vermiş olduğunuz bilgiler için teşekkür ederim,arıcılıkta kovan miktarıyla verim arasındaki ters orantı maalesef kötü bir durum bana göre.İnşallah gelecekte daha randımanlı ve bilinçli arıcılar çoğalacaktır.Hayırlı işler,iyi çalışmalar.